Merkantilizm

Merkantilizm

İktisat dünyasındaki ilk sistematik düşünce Merkantilizm ‘dir. 16. ve 17. yüzyıllarda popülerlik kazanan bu akımın uygulayıcıları ve iktisat düşünürleri “Merkantilistler” olarak adlandırılmıştır. Merkantilist iktisatçılardan birkaçının ismini vermemiz gerekirse; Jean Bodin, Thomas Miles, Montaigne, Thomas Mun, Antonia Serra ve Jean Baptise Colbert diyebiliriz.

Merkantilist iktisatçıların üzerine düşündükleri ana konu başlıkları ise, kıymetli madenler, ticaretin ve kralın daha güçlü hale gelmesi için ülkeye altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerin getirilmesi, dış ticaret fazlası, ithalatı yasaklayıcı önlemler olarak sıralanabilir.


En temel varsayımları ise,

  1. Ulusların zenginliği ve buna bağlı olarakta elde ettikleri güçleri, her ülkenin sahip olduğu değerli madenlerin stoğu ile belirleceği,
  2. Ekonomi sisteminin gelişebilmesi için devletin de piyasalarda önemli bir rol üstlenmesi gerektiği.
  3. Devletin ithalatı yasaklayıcı ve ihracatı arttırıcı önlemler alması gerektiği,
  4. Korumacı, pisayada aktif ve güçlü bir devlet yapısının olması gerektiği,
  5. Zenginliğin kaynağının para olduğu ve paranın elde edilebilmesi içinde değerli madenlerin devlet tarafından dış ticaret vasıtasıyla elde edilmesi gerektiği,
  6. Her zaman dış ticaret fazlası verilmesinin gerektiği,

gibi konulardır.


Sonuç olarak merkantilizm akımını 16. ve 17. yüzyıllarda dünya devletlerinin “Altına Hücum” (Gold Rush) politikalarının iktisat dünyasına yansıması olarak değerlendirmemiz yanlış olmaz. Ancak bu düşünce akımı “Fizyokratizm” akımının ortaya çıkması ile popülerliğini yitirmiş, iktisat dünyasında da devlet müdahalesinin yerine “Doğal düzen düzenler” anlayışı benimsenmeye başlanmıştır. Kısaca “kapital ekonomi düzeni” oyununda zarlar atılmaya başlanmadan önce Merkantilist akımlarla değerli madenler öncelikle altına hücum eden devletlerce ele geçirilmiş oyuna start verildiğinde ise işler doğal düzen düzenlesin mantığında devam etmiştir.

Aslında bu noktada monopoly oyunu fizyokratizm ‘e güzel bir örnek teşkil eder. Monopoly oyunun kuralları gereği herkes eşit miktarda para ile herhangi bir toprak parçasına sahip olmaksızın oyuna başlamak zorundadır ve oyun sonunda en şanslı zarları atıp en iyi toprak parçalarına en önce sahip olan rakipler kira gelirlerinin fazlaca olmasından dolayı oyunu galibiyetle sonuçlandıracaklardır. Merkantilizm fikrinin önde olduğu Monopoly oyununda ise bazı rakipler daha fazla parayla ve hatta elde edilmiş fazladan toprak parçalarıyla oyuna başlarlar ve diğer rakiplerin bu merkantilist rakiplere ulaşması da yalnızca şansa kalacaktır. Ne de olsa oyun başladığında artık “doğal düzen düzenler” ya da “serbest piyasa ekonomisine müdahale edilmemeli” gibi argümanlar geçerli olacaktır.