Klasik Okul

klasik iktisat okulu

18. ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkmış olan iktisat akımıdır. Temel prensipleri piyasaları görünmez bir elin düzenlediği varsayımı üzerine kurulmuş olup Fizyoratizm düşünce akımının devamı niteliğindedir. Fizyokratizm benzerliği ve devamı olarak nitelendirilen bu düşünce akımı bir o kadar da Merkantilist akım karşıtıdır. Fizyokratlarda en önemli üretim faktörü “toprak” kabul edilirken Klasiklerde en önemli üretim faktörünün “emek” olduğu kabul edilir. Klasik iktisat okulunun temsilcileri ve bu temsilcilere ait önem arz eden eserler aşağıda gösterilmiştir.

  • Adam Smith – Ulusların Zenginliği, Mutlak Üstünlükler Teorisi
  • David Ricardo – Klasik Rant Teorisi, Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi, Ricardocu Denklik Teorisi, Nakit Prensibi Yaklaşımı
  • Robert Thomas Malthus – Tasarruf Yatırım Eşitsizliği, Nüfus Yasası, Say Yasasının Reddi
  • Jean Baptiste Say – Say Yasası (Mahreçler Kanunu)
  • John Stuart Mill – Özgürlükler Üzerine


Klasik İktisat Okulunun Temel Varsayımları:

  • Tasarruf (S) ve Yatırım (I) aynı kişiler tarafından yapılır.
  • Tasarruf Faizin artan fonksiyonudur.
  • Yatırım Faizin azalan fonksiyonudur.
  • Say Yasası geçerlidir. (Mahreçler – Piyasalar Kanunu)
  • Faiz (r), tüketimden vazgeçmenin bedelidir.
  • Faiz; yatırım ve tasarruf eşitliğindeki mal piyasasında oluşur.
  • İşsizlik söz konusu ise bu işsizlik iradi bir işsizliktir. (İşçi çalışmamayı tercih etmiştir.)
  • Yatırımın faiz esnekliği yüksektir, para talebinin faiz esnekliği ise sıfır (0) dır.
  • Paranın dolaşım hızı sabittir. = Klasik Dikatomi = Para yansızdır.
  • Para politikası etkindir, maliye politikaları etkin değildir.
  • Emek arzı reel ücretin artan bir fonksiyonu iken emek talebi reel ücretin azalan bir fonksiyonudur.
  • Büyüme tasarrufa bağlı olarak gerçekleşir.
  • Para yalnızca işlem yapma amacıyla talep edilir.
  • En optimal bütçe “denk ve küçük bütçe” dir.
  • Kamu harcamalarının finansmanı vergiler vasıtasıyla olmalıdır, borçlanmaya yalnızca olağanüstü durumlarda başvurulmalıdır.
  • Enflasyonun nedeni para arzı artışlarıdır.
  • Kısmen de olsa özel talep yetersizliği görülebilir. Ancak genel talep yetersizliği olamaz.