İktisat

David Hume (1711 – 1776)

İskoç filozof, ekonomist ve tarihçi.

İnsan zihninde olup bitenleri Newton’un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak varolduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir.

Kısacası, David Hume düşüncenin insanlıktaki en önemli şey olduğunu söyleyen bir insandır.

Gilles Deleuze’e göre, “Hume için söz konusu olan zihin psikolojisini, zihnin duygulanımlarının psikolojisiyle ikame etmektir. Zihin psikolojisi imkânsız, kurulamaz olandır, çünkü nesnesinde ne gerekli istikrarı ne de gerekli evrenselliği bulabilir; insanın gerçek bilimini yalnızca bir duygulanımlar psikolojisi kurabilir.

İngiliz düşün yaşamına büyük etkisi olan A. Smith’in arkadaşı, onu bir çok alanda etki altında bırakan bir yazardır.

D. Hume mülkiyetin temeli çalışmadır demektedir. Ona göre dış ticaret dengesinin otomatik olarak sağlanacağını dış satıma devletin karışmaması gerektiğini, dış satımın içerde sanayiyi kamçılayacağını ileri sürmektedir.

1752’de ticaret dengesi üzerine yazdığı bir denemede David Hume, ticaretin fazlasının ülkeye kıymetli metalin girişini sağladığı bunun para arzını arttırdığını fiyatların yükselmesine neden olduğunu söylemektedir. Bun ihracatın azalması ithalatın artmasıyla sonuçlanmaktadır.

Paranın satın alma gücünün, onun miktarıyla ters orantılı olduğunu söyleyerek merkantelistleri eleştirmiştir. Faizin sanayinin verimine ve tutuma bağlı oluduğunu ileri sürmüştür.
David Hume, Locke’dan farklı olarak para bolluğunun faiz haddi üzerine etkisini kabul etmemektedir. Faizin ticaret ve sanayiden elde edilen kar’a bağlı olduğunu savunmuştur.


Scottish philosopher, economist and historian.

Hume, who proposed to build up and develop a new human knowledge by applying Newton’s experimental methodology to the human mind, did not escape suspicion in the final analysis because it maintained the basic theses of British empiricism, despite all its good intentions and high goals. Indicating that we can not just say things we can experience in our own minds directly and without intermediaries, we can know the senses and impressions, we can not go beyond our own minds in the knowledge and therefore we can not say that anything exists independently of the human mind. When Hume analyzes the human mind in terms of information, it can be reduced to the material provided by the senses and the experiment, which is nothing but perceptions.

In short, David Hume is a person who says that thinking is the most important thing in humanity.

According to Gilles Deleuze, “to substitute the psychology of mind, which is the subject of Hume, with the psychology of the emotions of the mind, which makes it impossible, impossible to find the necessary stability or universality in the object,”

A friend of A. Smith, a great influence on the life of British thought, is a writer who leaves him under many influences.

D. Hume says that property does not work on a basis. He argues that the external trade system should not interfere with the automatic provision of foreign trade balance, and the foreign trade will whip up the industry inside.

In an essay on trade balance in 1752, David Hume says that much of the trade is caused by the rise of prices that increase the supply of money that the country provides for the introduction of precious metals. This decrease in exports results in an increase in imports.

He criticized the Mercantilists, saying that the purchasing power of money was inversely proportional to its quantity. He argued that the interest depends on the yield and the hold of the industry.

David Hume, unlike Locke, does not accept the impact of a lot of money on interest. He argued that interest depends on commerce and profits obtained from the industry.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.