İktisat

John Stuart Mill (1806-1873)

John Stuart Mill

J. St. Mill klasik düşüncelerin yayılmaya başladığı dönemde yetişen ekonomistlerden biri olan James Mill‘in oğludur. James Mill oğlu J. St. Mill’inküçük yaşta insan üstü bir eğitime tabi tutmuş, 10 yaşına kadar felsefe ve sosyal bilimler öğrenen J. St. Mill 14 yaşında zamanının iktisat bilimini bilen bir kimse haline gelmiştir.

Küçük yaşta felsefe ve ekonomi ile ilgili yayın yapmaya başlayan J. St. Mill 1848 de, yani D. Ricardo‘nun aynı adı taşıyan yapıtından 30 yıl sonra «Principles of Political Economy» (İktisat biliminin ilkeleri) adlı yapıtını yayınlamıştır. J. St. Mill’in ekonomi düşünceleri tarihindeki önemi kendinden önceki klasik ekonomistlerin ve daha önce yaşayan yazarların düşüncelerini esaslı bir biçimde gözden geçirerek, yapıtında bu düşüncelerin iyi bir sentezini yapmış olmasından ileri gelmektedir.
J. St. Mill hayatının birinci yarısında bireyci iken, ikinci yarısında sosyalizme doğru kaymıştır. Ancak, kişi özgürlüğüne bağlılığını hiç bir zaman bırakmamıştır. Onun sosyalizmi liberal bir sosyalizm olarak nitelenebilir. Bu yüzden kendisini ekonomi düşünceler tarihinde kararsız bir ekonomist olarak niteleyenler de vardır.
jsm

J. St. Mill aldığı eğitimin de etkisi ile faydacı (Utilitarist) felsefeye bağlı kalmış; ancak, Saint-Simon ve August Comte onun bakış açısının genişlemesinde etkili olmuşlardır. 1848 de yayınlanan ve daha sonra çeşitli baskıları yapılan «Principles of Political Economy» (Ekonomi İlkeleri) adlı yapıtı uzun yıllar İngiliz üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulmuştur.

J. St. Mill ekonomik düşünceleri ile klasik teorinin gelişmesine yardım eden, fakat bazı bakımlardan klasik teorinin sarsılmasına yol açan bir ekonomisttir.

• Onun bireyi esas alması, kişi özgürlüğüne önem vermesi, rekabet serbestisini iyi görmesi v.b. düşünceleri klasik iktisadi düşüncenin bir devamıdır. Fakat gelir bölüşümündeki eşitsizliklere değinerek önerdiği sosyal ıslahat programı daha çok sosyalist düşüncelere özgü bir nitelik taşımaktadır.

> Gerçekten, J. St. Mili bu programda,

• i) ücret sisteminin üretim kooperatifleri ile ikame edilmesini;
• ii) arazi rantının vergilerle sosyalize edilmesini;
• iii) miras hakkını sınırlandırarak servet bölüşümündeki eşitsizliğin kaldırılmasını önermektedir.

• i) Ona göre, mevcut ücret sistemi insanın emeğinin ürünü ile bağını yok etmekte, çalışanın kişiliğini öldürmektedir. Bu durum işçi üretim kooperatifleri kurularak önlenebilir

• ii) Rant, ücret sistemi gibi, bireyciliğe ters düşmektedir. Çünkü rantta «herkesin kendi emeğinin ürünü» ilkesi kaybolmaktadır. Gerçek ferdiyetçilik herkesin kendi emeğinin ürününe sahip olması ile mümkündür. Arazi rantı vergi yolu ile topluma transfer edilmelidir. O Fransa’dakine benzer küçük arazi mülkiyetine taraftardır.

• iii) Miras kurumu insanların kendi üretmedikleri şeyler üzerinde hak sahibi olma olanağını vermekte, servet bölüşümünde eşitsizliğe neden olmaktadır. İnsanlar arasında fırsat eşitliğini sağlamak için miras hakkı kısıtlanmalıdır.

• J. St. Mill’in büyük ölçüde Saint-Simon’dan esinlenerek ortaya attığı bu düşünce onun kişi özgürlüğü hakkındaki görüşlerine ters düştüğü gerekçesi ile eleştirilmiştir. Bu eleştirilere göre, mal sahibinin sağlığında edindiği şeylerin miras yolu ile yakınlarına geçmesi kişiliğinin devamından başka bir şey değildir.

• J. St. Mill’in başlıca iktisadi düşüncelerini ve İngiliz klasik iktisadi düşünceye katkılarını özetle şöyle sıralayabiliriz :

• i) J. St. Mili kendisinden önceki klasikler gibi ferdiyetçidir; yaşamının ikinci yarısında sosyalizm’e kaymasına rağmen ferdiyetçi kalmıştır. Ona göre insanların temel gereksinmeleri her yerde aynıdır. Bütün insanlar için geçerli ekonomik ilkeler vardır.

• Örneğin, her insan iyiyi arar. Fenalıktan kaçar, zengin olmak ister. Bu eğilim fer-diyetçiliğin esasıdır. Fertlerin kendi çıkarlarına göre hareket etmeleri, başkalarının zararına çalışmaları demek değildir. Kişi çıkarını en iyi biçimde sağlayacağına göre gideceği yolun seçimi kendisine bırakılmalıdır. «Bırakınız yapsınlar!» ilkesi pratik bir ilkedir.

Girişim özgürlüğü meslek ve iş yerini seçme serbestisi, mukavele yapma, kurum ve ortaklık kurma özgürlüğü, rekabet serbestisi bu ilkenin bir sonucudur. Rekabet serbestisi tüketiciye en yüksek maddi refahı sağlar; üreticiyi daha iyiye teşvik eder

• ii) J. St. Mill R. Malthus’un nüfus teorisini bazı düşüncelerine esas olarak almıştır. Ona göre, işçiler nüfus artışını hızlandırmakla sefaletlerini bizzat kendileri hazırlamaktadırlar.

• Bu görüş onu özgürlük ilkesinden vazgeçerek, fakirler arasında evlenmelerin yasaklanmasını isteyecek kadar ileri götürmüştür.

• iii) J. St. Mill kendisinden önceki fiyat teorisini bazı bakımlardan tamamlayan düşünceler ileri sürmüştür. Ona göre, piyasada fiyat arz ve talebe göre oluşur; öte yandan, piyasa fiyatı arz ve talebi etkileyen en önemli öğelerden birisidir.

• Piyasa fiyatı arz ve talebin eşit olduğu seviyedeki fiyattır. Çünkü ancak bu fiyatta piyasada denge sağlanır.

• Arz ve talebi etkileyen öğelerdeki değişmeler fiyatın da değişmesine sebep olur. O halde arz ve talep yalnız fiyattaki dalgalanmaları izah eder.

• Gerçek değeri (doğal değeri) tayin eden şey maliyettir. Arz ve talebe göre oluşan fiyat rekabet sayesinde maliyete eşit olan doğal değere yaklaşır.

• iv) J. St. Mill, D. Ricardo gibi, emek arz ve talebine göre piyasada oluşan ücret haddinin işçinin asgari geçim haddine eşit olan emek maliyetine eşitleneceğini açıklamıştır.

• Bu açıklamada ücretlerin teşekkülüne işçiler tarafından veya kanuni hiç bir müdahalenin bulunmadığı varsayılmaktadır.

• Ona göre emek arzı işçi sayısına; emek talebi ise, ücret ödemeleri için ayrılan sermayeye, J. St. Mill’in deyimi ile ücret fonuna bağlıdır.

• Ücret haddi ücret fonunun işçi adedine oranına bağlıdır, işçi sayısı ücretlerin ödenmesine ayrılan sermayeye (ücret fonu) oranla daha hızlı artarsa, ücret haddi düşer; işçi sayısı ücretlerin ödenmesi için ayrılan sermayeye (ücret fonu) oranla daha yavaş artarsa, ücret haddi yükselir.

Ricardo’nun doğal ücret teorisi gibi, J. St. Mill’in ücret fonu teorisini de doğru olarak kabul etmek mümkün değildir. Bununla beraber, teori ücret haddi ile sermaye birikimi arasındaki ilişkiye işaret etmesi yönünden önem taşımaktadır. Bunun dışında teori çeşitli eleştirilere açıktır. Özellikle, ücretlerin ödenmesi için ayrılan sermaye (ücret fonu) hangi sermayedir.

Bu konuda teori açık değildir; teoride izaha çalışılan genel ve ortalama ücret haddi gerçeklere uymamaktadır. Bazı ekonomistlere göre ücret fonu teorisi, ücret hadlerindeki düşüklüğün sorumluluğunu, nüfusu artıran işçilere yüklemektedir.

• Nitekim ücret fonu teorisi J. St. Mill’den sonra düzeltilmeye çalışılmıştır. Avusturyalı Böhm – Bawerk gibi bazı ekonomistler ücret fonunun belli bir üretim devresinde toplumun yaşaması için zorunlu yiyecek ve diğer geçim malları stokuna eşit olduğu; ücret haddinin bu stokun miktarına, işçi sayısına ve üretimin olgunlaşma süresinin uzunluğuna bağlı bulunduğunu, fiilen ödenen ücretlerin reel değerlerinin bu miktarı aşamayacağını ileri sürmüşlerdir.

• v) J. St. Mill Ricardo‘nun rant teorisini kabul etmekle beraber, sanayi sektöründe de rant oluşabileceğini ileri sürmek suretiyle bu teoriyi tamamlamıştır.

• Ona göre, piyasada aynı fiyata satılan malların çeşitli maliyetlere elde edilmesi, düşük maliyetli ürünler için bir ranta, yani fazlalığa yol açar. Örneğin verimli topraktan elde edilen ürünün maliyeti, aynı ölçüde verimli olmayan topraktan elde edilen ürüne nazaran düşüktür.
• vi) J. St. Mili karşılıklı talep ilkesi ile Ricardo‘nun karşılıklı maliyetler teorisini tamamlamıştır.

• Şöyleki, buğday üretiminde nisbi üstünlüğe sahip A ülkesi ile kumaş üretiminde nisbi üstünlüğe sahip B ülkesi arasındaki ticarette buğdayın kumaş cinsinden fiyatı yüksek ise, A ülkesi B ülkesine daha fazla buğday arz ederek, kumaş talebini artıracak;

• Kumaşın buğday cinsinden fiyatı yüksek ise, B ülkesi A ülkesine daha fazla kumaş arz ederek, buğday talebini artırmak isteyecek; iki mal arasındaki değişim oranı iki ülkenin karşılıklı taleplerine göre oluşacaktır.

• Özetlemeğe çalıştığımız düşünceleri ile J. St. Mill arkasında bir okul bırakmamıştır. İngiltere’de Cairnes, Fransa’da Michel Chevalier, Almanya’da Prince Smith gibi ikinci derece ekonomistler onu izlemişlerdir.


John Stuart Mill

St. Mill is the son of James Mill, one of the economists who grew up when classic ideas began to spread. James Mill’s son J. St. Mill was educated above the human race at a young age and studied philosophy and social sciences until the age of ten. Mill has become a man of 14-year-old economics.

J. St., who started publishing philosophy and economics at an early age. Mill published in 1848, 30 years after his work of the same name, D. Ricardo‘s “Principles of Political Economy” principles of economics. St. Mill’s approach to economic thought comes from the fact that he has synthesized a good synthesis of these considerations in his work, in a manner that grossly inspects the thoughts of the former classical economists and previous authors.

J. St. While Mill was an individual in the first half of his life, socialism shifted towards the second half. However, he has never left his commitment to the freedom of the person. His socialism can be described as a liberal socialism. Therefore, there are those who regard themselves as an unstable economist in the history of economic thought.

J. St. The education he received for Mill was adhered to the utilitarian (Utilitarian) philosophy with his influence; however, Saint-Simon and August Comte have influenced the expansion of his point of view. The “Principles of Political Economy”, published in 1848 and later published in various editions, has long been taught as a textbook in English universities.

J. St. Mill is an economist who helps with the development of classical theory with his economic thoughts, but leads to the shaking of classical theory from some maintenance.

• His / her individuality, his / her importance to freedom of person, his / her freedom of competition. thoughts are a continuation of classical economic thought. However, the social reform program proposed by referring to inequalities in income distribution is more specific to socialist thinking.

Really, J. St. In this program,

• i) the substitution of the wage system by production cooperatives;

• ii) the socialization of land rent with taxation;

• iii) recommends that the inequality in wealth distribution be removed by limiting the inheritance right.

mill

• i) According to him, the current wage system destroys the bond with the product of human effort and kills the employee’s personality. This can be prevented by establishing workers’ cooperatives

• ii) The rent, like the wage system, contradicts individualism. Because the principle of “the product of everyone’s own labor” disappears. Real individualism is possible if everyone has the product of his own work. The land should be transferred to the gathering by way of taxpayer ratios. It is in favor of small land ownership similar to that in France.

• iii) The heritage institution gives people the right to be entitled to what they do not produce, causing disparity in wealth distribution. The right to inheritance should be restricted to ensure equal opportunity among people. J. St. Mill’s criticism, which was largely inspired by Saint-Simon, was criticized for his rejection of his views on freedom of person. According to this criticism, it is nothing more than the continuation of the possession of the property of the owner in his health by his inheritance. J. St. We can summarize Mill’s major economic considerations and contributions to the British classical economic thought in the following way:

i) J. St. The shaft is like the classics before him; Despite his shift to socialism in the second half of his life, he still remained a personalist. According to him, the basic needs of people are the same everywhere. There are economic principles that apply to all people.

• For example, every person is well. He wants to get rich, get rich. This trend is the essence of fer-diet. It does not mean that they act according to their interests, they do not work for the harm of others. Since the person will provide the best way to extract it, the choice of the route to go should be left to him. “Let them do it!” Is a practical first. Freedom of enterprise is freedom of choice of profession and place of business, contracting, freedom of association and establishment of partnership, freedom of competition is the result of this principle. Competitive freedom provides the highest material welfare for consumers; encourages the manufacturer to do better

•ii. Mill R. Malthus’s population theory is based on some considerations. According to him, workers are preparing their own misery by accelerating population growth.

• This view has taken him far enough to ask the prohibition of marriage among the poor by giving up the principle of liberty.

•iii) J. St. Mill has put forward his own thoughts that complement the previous theory of price. According to him, the price in the market is based on supply and demand; On the other hand, market price is one of the most important items affecting supply and demand.

• The market price is the price level that is equal to the supply and demand. Because only in this price is the balance in the market.

• Changes in items affecting supply and demand cause price to change. At that time, supply and demand only explain fluctuations in price.

• What determines real value (natural value) is cost. Thanks to the price competition created by demand and demand, the value of money approaches the natural value.

•iv) J. St. According to Mili, D. Ricardo, the wage in the market according to labor supply and demand is equivalent to the labor cost equal to the minimum livelihood.

• It is assumed that there is no intervention by workers or legal in the formation of wages in this statement.

• According to him, labor supply is the number of workers; If the demand for labor is paid to the funds allocated for the payment of wages, J. St. It depends on the wage fund with the statement of Mill.

• The wage depends on the proportion of the wage wage to the wage of the worker; if the number of workers increases faster than the wage (wage fund) allocated to the wages, the wage decreases; If the number of workers increases more slowly than the capital allocated for the payment of wages (wage fund), the wage increases. Like Ricardo’s theory of natural wages, J. St. Mill’s wage fund theory can not be accepted as true. However, the theory is important because it points out the relation between the wage-earning and the accumulation of capital. Apart from this, the theory is open to various criticisms. In particular, the capital to be paid for the payment of wages (wage fund) is the capital. The theory in this regard is not clear; the general and average wages studied in theory do not match the actual facts. According to some economists, the theory of wage funding puts the responsibility of low wage rates on workers who increase the population.

• Indeed, the theory of wage fund J. St. It has been tried to be corrected after Mill. Some economists, such as Austrian Böhm-Bawerk, say that the wage fund is equal to the stock of food and other livelihoods for society’s living in a given production cycle; they argued that the real value of the actual wages, which the wage amount depends on the amount of this stock, the number of workers, and the length of the production period of maturity, can not exceed this amount.

• v) J. St. Mill Ricardo accepts the rent theory, but he completes this theory by arguing that rent may also form in the industrial sector.

• According to him, getting goods sold at the same price on the market at various costs leads to a rant, ie an excess, for low-cost products. For example, the cost of a product obtained from fertile soil is lower than that of a product obtained from the same non-productive soil.

• vi) J. St. Mill completed Ricardo‘s theory of mutual costs with the principle of mutual demand.

• If the price of wheat is high in trade between country A with comparative advantage in wheat production and country B with relative superiority in fabric production, country A will increase the demand for fabric by supplying more wheat to country B;

• If the fabric is high in price of wheat, country B will want to increase wheat demand by supplying more fabric to country A; the rate of change between the two goods will be based on mutual claims of the two countries.

• Think about what we are working on in the pivot. Mill did not leave school behind. Michel Chevalier in France, Cairnes in England, and Prince Smith in Germany have followed him.


Daha fazla bilgi için (for more infortmation): https://en.wikipedia.org/wiki/John_Stuart_Mill


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: