İktisat

Leon Walras (1834-1910)

Leon WalrasMatematik okulu diye anılan Lozan Okulu‘nun kurucusu olan Leon Walras (Fransızcada Léon Walras), Salt Politik İktisadın Unsurları (Eléments d’économie politique pure, 1874) ve Uygulamalı Politik İktisat Çalışmaları (Études d’économie politique appliquée, 1898) adlı eserleriyle tanınmıştır.

Walras, Fransız olmakla birlikte Lozan’da ün kazanmıştır. Çözümlemelerini matematiksel fonksiyon ve denklemler sistemi ile açıklayan Walras, tüketilen mal miktarı ile sağlanan fayda arasındaki ters ilişkiyi yorumlarken, faydanın mal miktarının azalan bir fonksiyonu olduğunu açıklamıştır.

U = f(Q)

Daha önemlisi, iktisadi olayları açıklamada neden-sonuç ilişkilerini gösteren kavramları incelemenin yanı sıra, değişkenler arasında karşılıklı bağımlılık sürecini açıklayan fonksiyonel kavramlaşmaya önemli katkılar sağlamıştır.

Örneğin, genel piyasa dengesi açısından, fiyatlarla arz miktarı arasındaki neden-sonuç ilişkisinin (Qs = f(P)) tek yanlı açıklanamayacağını, arz miktarının da fiyatları belirlediğini (P = f(Qs)) söylemiştir. Bu çerçevede Qd = f(P) iken, yalıtılmış bir piyasa modelini dikkate aldığımızda, denge koşulu, Qd = Qs biçiminde ya da E’nin fazla talebi gösterdiği varsayıldığında, tek bir denklemle EQd – Qs = 0 biçiminde gösterilebilir.

Birbiriyle karşılıklı olarak bağımlı olan bir çok mal eşanlı olarak ele alındıklarında ise, denge, modelde yer alan hiçbir mal için fazla talep olmamasını gerektirecektir. Çünkü, tek bir mal bile fazla taleple karşı karşıya kaldığında, bu malın fiyat uyumlanması, öteki malların talep ve arzlarını zorunlu olarak etkileyecek ve böylece tüm fiyatlarda değişikliklere yol açacaktır. Buna bağlı olarak, n mallı piyasa modelinin denge koşulu, EtQdi – Qsi = 0 (i = l, 2, …, n) biçiminde n tane denklemden oluşacaktır. Söz konusu modelin çözümlenebilmesi (varsa), denge koşulunu yansıtan n denklemin eşanlı olarak çözümünü sağlayan sabit bir fiyat kümesini (Pt) ve buna karşılık gelen sabit miktar kümesinin (Qt) varlığını gerektirecektir.

Walrasçı kuramın kapsamı ve önemi:

Burada ifade edildiği gibi, Neoklasik paradigmanın oluşumunda Jevons ve Menger‘den bağımsız hareket eden Walras’ta öznel değer kuramı olabildiğince karmaşık bir şekil sergilerken, üretim açısından son tahlilde Walras tarafından basitleştirilmiş şu fikir önem kazanmaktadır: Belli bir yatırım tipine öyle ilaveler yapılmalıdır ki, her ek faktörün marjinal verimliliği piyasa faiz haddine eşit olsun. Bu düşünce, tüketici maksimizasyonu veya en iyileştirmesi (optimalitesi) yaklaşımından daha önemli olan marjinal verimlilik teorisinin ilk taslağının ortaya çıkması demektir. Yani, her üretim dalında denge durumuna göre üretim faktörlerinin marjinal verimlilikleri ölçüsünde pay alması ya da fiyatlandılmış olmaları, sektör ve verimlilik düzeyindeki farklılıklardan dolayı, aynı parasal değerlerin yaratılamayacağı düşüncesini doğurmuştur.

Walrasçı çözümleme, kuşkusuz yukarıda zikredilen yöntem arayışlanndan dolayı iktisat biliminin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. Ancak, oldukça önemli bir çözümleme aracı olan denklem sistemlerinden ortaya çıkmış girdi-çıktı tablosu Denis’in ifadesiyle, serbest piyasa ekonomilerinde bir çözümleme tekniği olarak değil, planlı sosyalist ekonomilerde yarar sağlayan bir yöntem olarak büyük yararlar sağlamıştır. Walras’ın çabaları, hem aynı anda pazar ekonomisinde gözlemlenebilir iktisadi olaylar bütününü açıklamaya, hem de liberal öğretinin doğrulanmasına yönelik ise de, bugün bu girişimlerin başarılı olduğunu söylemek güçtür. Walras’ın çağdaş hayranlarından olan J. R. Hicks, Walrasçı sistemin kısırlığından söz ederken, şöyle demektedir: Bu yapı, bütünü içinde insanın hayal gücünü doyuran büyüleyici bir saray etkisi uyandırmakla birlikte, temel sorunları çözmede yetersiz kalmaktadır.

Yine Walras, tüketicilerin tükettikleri malların marjinal faydalarını (ki Walras bunu, malların az bulunurluğu diye adlandırıyor) mallann fiyatları oranına eşitledikleri noktada, mübadele değerlerinin oluştuğunu, bunun aynı zamanda kıtlık olgusunu da açıkladığını belirtirken şöyle demektedir: Kıtlık faktörüyle açıklanan mübadele değeri, ancak iki olay bir arada bulunur ve değerler kesin orantılarla belirlenirse, mübadele değeri kıtlık faktörüyle açıklanmış olur ki böyle bir fiyat belirleme süreci de maliyet unsurunu yeniden ortaya çıkarır.


Leon Walras (French Léon Walras), founder of the Lausanne School, known as the Mathematics School, is known for his work on Elements of économie politique pure (1874) and Études d’économie politique appliquée (1898) .

Walras has gained fame in Lausanne with being French. Walras, explaining his analysis with mathematical functions and systems of equations, explains that utility is a decreasing function of the quantity of goods when interpreting the inverse relation between the amount of goods consumed and the benefit provided.

U = f(Q)

For example, in terms of general market equilibrium, the cause-and-effect relationship between prices and supply quantity (Qs = f (P)) can not be explained unilaterally and the supply quantity determines the prices (P = f (Qs)). When we consider an isolated market model with Qd = f (P) in this framework, we can show EQd – Qs = 0 with a single equation, assuming that the equilibrium condition is Qd = Qs or if E is assumed to show excess demand.

When many goods that are mutually dependent on each other are handled simultaneously, the balance will not require much demand for any goods in the model. Because, even when a single commodity faces too much demand, the price adjustment of this commodity will necessarily affect the demand and supply of the other commodities and thus lead to changes in all prices. Accordingly, n equilibrium condition of the mall market model will consist of n equations in the form of EtQdi – Qsi = 0 (i = 1, 2, …, n). If the model can be solved (if any), it will require the existence of a fixed set of prices (Pt) and a corresponding set of fixed quantities (Qt) that simultaneously provide the solution of the equation that reflects the equilibrium condition.

Scope and importance of Walrasian theory:

As expressed here, the concept of subjective value is as complex as it appears in Walras, which is independent of Jevons and Menger in the formation of the neoclassical paradigm, but the idea that has been simplified by Walras in the final sense of production is gaining importance: The marginal productivity of the additional factor is equal to the market interest rate equals. This idea is the emergence of the first concept of marginal productivity theory, which is more important than the consumer maximization or optimality approach. In other words, it is thought that the same monetary values ​​can not be created due to differences in the sector and efficiency level due to the fact that the production factors according to the equilibrium state in each production branch have a share in the marginal productivity of them or they are priced.

Walrasian analysis has, of course, made a great contribution to the development of economic science because of the search for the method mentioned above. However, the input-output table derived from the equation systems, which is a very important analysis tool, provided great benefits as a method of benefiting planned socialist economies, not as an analytical technique in free market economies, with the expression of Denis. It is hard to say that these initiatives are successful today, although Walras’ efforts are both at the same time to explain the whole of economic events that can be observed in the market economy and to verify the liberal teaching. J. R. Hicks, a contemporary admirer of Walras, says, in addressing the inferiority of the Walrasian system, that this structure is inadequate in solving fundamental problems, with a fascinating palace effect that fills man’s imagination in the whole.

Walras also points out that, at the point where consumers equate the marginal utility of the goods they consume (which Walras calls it, the less affordable of the goods) to the rate of the prices of goods, he also states that exchange values ​​are formed and at the same time there is famine: the exchange value explained by the famine factor, and if the values ​​are determined in absolute proportions, the exchange value is explained by the scarcity factor, such a price-setting process re-reveals the cost element.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.