Vergi

Emsal Bedelinin Tespit Şekilleri

  • Emsal bedeli; ortalama fiyat, maliyet bedeli esası veya takdir suretiyle tespit edilir. Emsal bedelinin tespiti için bu sıraya uyulması zorunludur. Başka bir deyişle, ortalama fiyat esasına göre tespit imkanı varken, maliyet bedeli esası veya takdir suretiyle emsal bedeli tespiti yapılamaz.
  • Takdir usulünün uygulanması için ise, hem ortalama fiyat esasının hem de maliyet bedeli esası ile tespitin mümkün olmaması gerekir. Ancak, Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinde, kaza mercilerinin re’sen biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerde yer alan unsurların emsal bedeli yerine geçeceği ve yukarıda belirtilen sıraya bağlı kalmaksızın, öncelikle uygulanacağı belirtilmiştir.

1. ORTALAMA FİYAT ESASI:
Ortalama fiyat esası, Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinde birinci sıra olarak aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

“Birinci sıra: (ortalama fiyat esası) Aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki ayda veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan “ortalama satış fiyatı” ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına nazaran % 25’ten az olmaması şarttır.”

√ Görüldüğü üzere bu usulde değerleme, esas itibariyle mükellef tarafından kendi defter ve belgelerindeki satışlara göre yapılmakta olup, yapılan satışların değerleme konusu yapılacak malla aynı cins ve neviden olması gerekir. Ayrıca, bu suretle değerleme yapılacağı zaman, aynı cins ve nevideki malların önce değerlemenin yapılacağı aydaki satış miktarına bakılacaktır. Örneğin bu ay Nisan ayı ise önce bu ayın satış miktarına bakılacak, yeterli değil ise bir önceki ay olan Mart ayı satış miktarına bakılacak, bu da yeterli değil ise bir daha önceki ay olan Şubat ayı satış miktarına bakılacak, bu da yeterli değil ise, diğer ayların satış miktarına bakılmayacak ve bu usul uygulanmayacak olup maliyet bedeli esasına gidilecektir.

Örnek 1: Dayanıklı tüketim malları ticaretiyle uğraşan işletmenin sahibi, 18 Kasım 2013 tarihinde x model bir televizyonu evinde kullanmak üzere işletmesinden çekmiştir. İşletmenin 2013 yılı Eylül, Ekim, Kasım aylarında x model (aynı cins ve neviden) televizyon satışlarına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

örnek değerleme

  • İşletme sahibi tarafından, işletmeden 18 Kasım 2013 tarihinde çekilen bu televizyonun Gelir Vergisi Kanunu’nun 41/1’inci maddesi uyarınca emsal bedelle değerlenmesi gerekir. Emsal bedelle yapılacak değerleme ise aşağıdaki gibi olacaktır:
  • x model 1 adet televizyonun emsal bedelle değerlenmesinde; Kasım 2013’de x model televizyondan 2 adet satılmış olup, bu miktar değerleme konusu yapılacak mal miktarının (1 adet) yüzde yirmibeşinden fazla olduğundan, değerleme bu ayın 2 adetlik satış ortalamasına göre yapılacaktır. x model televizyonun Kasım ayı ortalama satış fiyatı (800 / 2 =) 400 TL. ‘dır.
  • Bu durumda, işletme sahibi tarafından Kasım 2013’de işletmeden çekilen x model 1 adet televizyonun 400 TL. tutarındaki emsal bedelinin, işletme hasılatı olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerekir. Eğer, değerleme konusu yapılacak mal miktarı 12 adet televizyon olsaydı bu durumda, değerleme konusu yapılacak mal miktarının yüzde yirmibeşi(12 x %25 =) 3, Kasım ayı satışlarından (2 adet) çok olduğundan Ekim ayına gidilirdi. Ekim ayındaki satış miktarı (5 adet) değerlenecek miktarın % 25’inden çok olduğundan emsal bedelle değerlemenin Ekim ayı ortalama satış fiyatı ile yapılması gerekecekti.
  • x model televizyonun Ekim ayı ortalama satış fiyatı (1.875 / 5 =) 375 TL. ‘dır. İşletmeden çekilen x model 12 adet televizyonun (12 x 375 =) 4.500-TL tutarındaki emsal bedelinin, işletme hasılatı olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerekirdi.

Örnek 2: Tekstil ürünleri imalatıyla uğraşan mükellefin fabrika deposunda dönem sonunda 3.500 kg. ıskarta mevcuttur. İşletmenin sadece Aralık ayı içerisinde ıskarta satışları olup, bu satışlar aşağıdaki gibidir.

örnek değerleme2

√ Aralık ayında toplam 1.500 kg. ıskarta satılmış olup, bu miktar değerleme konusu yapılacak mal miktarının (3.500 kg.) yüzde yirmibeşinden fazla olduğundan, değerleme bu ayın 1.500 kg. satış ortalamasına göre yapılacaktır. Buna göre, işletmenin dönem sonu envanterinde yer alan. Iskarta (54.000.000/1.500 =) 36.000.-TL birim fiyatından (3.500 x 36.000 =) 126.000.000.-TL tutarında emsal bedelle, kayıtlara intikal ettirilecektir.

Örnek 3: Un imalatı ve ticaretiyle uğraşan mükellef Ağustos ayında 20.000 kg. unu bağış için emsal bedelle değerlemek istemektedir. Mükellefin Ağustos ayı un satışı olmayıp önceki aylara ilişkin satış miktarları ve fiyatları şöyledir:

değerleme örnek3

√ Değerlemenin yapılacağı Ağustos ayında un satışı olmadığı için Temmuz ayına ilişkin satışlara bakılması gerekir. Temmuz ayı satış miktar(3.000 kg)ı da değerlenecek miktarın %25’nden(5.000 kg) az olduğu için Haziran ayına ilişkin satışlara bakılacaktır. Haziran ayındaki satış miktarı da değerlenecek miktarın %25’nden az olduğu için bu aydaki ortalama satış fiyatı da emsal bedeli olarak esas alınmaz. Mayıs ayındaki satış miktarı(6.500 kg) değerlenecek miktarın %25’nden(5.000 kg) fazla olmasına rağmen ortalama satış fiyatı esasında değerleme yapılacak aydan üç ay öncesine gidilemeyeceğinden, emsal bedeli tespiti için ikincı sıraya gidilir.

2. MALİYET BEDELİ ESASI:
Maliyet bedeli esası, Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinde ikinci sıra olarak aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır.

“İkinci sıra: (maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için %10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.”

  • Bu usulde hesaplama mükellef tarafından defter ve belgelere dayanılarak, değerleme konusu yapılacak malın maliyet bedelinin bilinmesi veya çıkarılmasının mümkün olduğu hallerde yapılır.
  • Maliyet bedeline, toptan satışlar için yüzde beş, perakende satışlar için yüzde on ilave edilmek suretiyle tespit edilir.
    Bir satışın perakende satış sayılabilmesi için;
  • Miktar olarak ortalama bir tüketicinin normal ihtiyacını geçmemesi,
    – Satış konusu malın özel şahıslar tarafından, normal olarak kullanılabilecek nitelikte olması,
    – Alıcının malı tekrar satışa sunmaması,   gerekir.

Örnek: Dayanıklı tüketim malları ticareti ile uğraşan işletmenin sahibi, 10 Aralık 2013 tarihinde x model bir televizyonu evinde kullanmak üzere işletmesinden çekmiştir. İşletmenin Ekim, Kasım, Aralık 2013 aylarında x model (aynı cins ve neviden) televizyon satışı yoktur. Bu televizyonun işletmeye maliyeti 250 TL’ dır. İşletme sahibi tarafından, işletmeden çekilen bu televizyonun G.V.K.’nun 41/1’inci maddesi uyarınca emsal bedelle değerlenmesi gerekir. Emsal bedelle yapılacak değerleme ise aşağıdaki gibi olacaktır.

Değerleme konusu yapılacak mal cinsinden, değerlemenin yapılacağı ayda (Aralık) veya bir önceki ayda (Kasım) veya bir daha önceki ayda (Ekim), satış yapılmadığından, ortalama fiyat esası uygulanamayacak ve dolayısıyla maliyet bedeli esasının uygulanması gerekecektir. Bu durumda işletmeden bu çekiş, perakende bir satış sayılacağı için maliyet bedeline % 10 uygulanmak suretiyle emsal bedeli tespit edilecektir. Bu televizyonun işletme maliyeti 250 – TL olduğuna göre, malın emsal bedeli (250 x %110 = ) 275 – TL olarak tespit edilip, işletme hasılatı olarak kayıt edilmesi gerekir.

√ Burada şu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27’nci maddesinde bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile, bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde emsal bedel veya emsal ücretin vergi matrahı olacağı hükme bağlanmıştır. Bunun yanında, bedelin emsaline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de, matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücretinin uygulanacağı, emsal bedeli ve emsal ücretinin ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit edileceği belirtilmiştir.

Bu durumda, emsal bedeli uygulamamızda ilk olarak ortalama satış fiyatı esası uygulanacaktır. Ortalama satış fiyatı esasında tespitin mümkün olmaması halinde, maliyet bedeli esasının uygulanması gerekecektir.

3. TAKDİR ESASI:
Takdir esası, Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinde üçüncü sıra olarak aşağıda yer aldığı şekilde tanımlanmıştır.

“Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri, ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.”

√ Takdir yolu ile emsal bedel tespiti, ortalama fiyat ve maliyet bedeli esasının uygulanamadığı hallerde, ya mükellefin müracaatı yahut idarenin talebi ile yapılır. İster mükellef, isterse vergi idaresinin talebine istinaden yapılsın, takdir olunan matraha mükelleflerin dava açma hakları saklıdır. Ayrıca, vergi dairesinin V.U.K.’nun 377’nci maddesi uyarınca takdir komisyonunun kararına karşı dava açma hakkı bulunmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: